Güzel Şeylerin Devamı
Posted by Zımbılik | Posted in Know Thyself, Çoban Fikir Salatası | Posted on 00:30
Güzel şeyler oluyor diyordum bir aralar ben değil mi? Üç beş alıntı yaptım diye durdu mu sanıyorsunuz? Tabii ki de hayır. Özet geçeyim piçlik olmasın.
Süper über grubum FFAF olarak müzik üretimimiz devam ederken, garip bir şekilde Rusya’da şarkılarımızı çalmak isteyen bir radyo bizimle iletişime geçti. Grup bio’sunu falan yolladık onlara. Rusya’da hangi radyo bilmiyorum hala ama onun dışında Türkiye’de de 3 radyoda mı ne çalacakmış bizim Memelerin Kocaman. Çalamazlar gibi geliyor bana argo olduğu için ama Kelek ile yırtabiliriz. FFAF’nin Facebook sayfasından zaten duyurmuştuk bunu. Onun dışında yarın Çağlar’la beraber bir adamla görüşmeye gidecektik. Bizim reklamımızı yapmak istediğini söylemiş ekşisözlük buluşmasında. Punk’a destek olmak istediğini falan söylemiş. Ama akşam çalıştığım için adam da akşam 7 gibi görüşelim dediği için ben katılamayacağım görüşmeye. Çağlar’dan detayları öğrenirim artık. Konserler konusunda da gelişmeler var. Sanırım Boğaziçi Üni bahar şenliklerinde çalacağız. E üçüncü olduk o kadar. Çalalım bir zahmet. Birkaç yere daha bakacağız çıkmak için. Gitarist/vokal/halklailişkiler/menacer Çağlar ayarlar bir şeyler.
Onun dışında facebook’tan takip edenler görmüştür ki birazcık dualarım kabul oldu. Zamanında deliler gibi Kultur Shock konserine gitmek istediğimi söyleyen bir ileti yazmıştım. İsteğimin gerçekleştiğini iki gün önce Twitter’dan öğrendim. İstanbul konser tarihini paylaşmışlardı. Tabii deliler gibi sevindim. Daha sonra aklıma bir şey geldi. Ministry of Kultur albümünü daha yeni incelemiştim BTG için. “Acaba” dedim kendi kendime, “söyleşi yapmak istesem kabul ederler mi?”. Söyleşinin bahane, bu insanlarla(özellikle de Paris=) tanışmanın şahane olduğu aşikâr tabii. Twitter’dan kime eposta atmam gerektiğini sordum. Bana mesaj olarak bir adres verdiler. Val’e ulaştım ve olumlu cevap aldım. Kendisi İstanbul’daki temsilcileri ile görüşmemin daha sağlıklı olacağını kendileri yollarda olduğundan planlamanın zor olduğunu söyledi. Val’den bu cevabı alınca direk bana verdiği eposta adresine bir ileti yolladım. Her ne kadar Erinç Hanım’a ilk başta Bey diye hitap ederek gaflette bulunsam da(ne yapayım Val geç söyledi “it’s a she” cevabını) kendisinden de olumlu cevap aldım. Mart sonuna doğru tekrar iletişime geçip yeri ve saati söyleyecek bana. Bu haberi de aldıktan sonra tabii bütün gün suratımdan Joker gülümsemesi eksik olmadı. Söyleşiler ne zaman olur bilemiyorum ama eğer konser günü olursa benim için sorun yaratabilir. Malum 5.30a kadar çalışıyorum. Ama sanırım onu da bir günlüğüne diğer öğretmenlere satabilirim diye umuyorum.
E bir de iki sene önce Amerika’ya giderken kaçırdığım Deep Purple’ın 18 Mayısta tekrar geldiğini öğrendim. AC/DC ve The Offspring ile telafi etmiştim ama Deep Purple’ı da izleyince artıya geçmiş olacağım resmen. Kultur Shock konserinde de kendimden The Offspring’te olduğu kadar delirme bekliyorum. Siz de bekleyin hatta. Ghetto’da deliler gibi zıplayıp hoplamasıyla bilinen bir insan olabilirim. Güzel şeyler oluyor güzel.

Comments (0)
Yorum Gönder