Life&Mana

Posted by Zımbılik | Posted in | Posted on 04:18

Bundan yaklaşık dört yıl önce üniversite birinci sınıftayken İBB’den çıkan bursun tamamıyla gidip bir davul almıştım çalacak edecek yerim olmamasına rağmen. Sunrise isminde Çin malı adi bir davuldu. Hatta durun resmini koyayım.

düldül

Bu davulu Semih Amca’mların boş alt katına bas çalan arkadaşımla kuruşumuzun hatırası elbette canlı hala. Kuzenim Zeynep’in bize yardım edişi falan. Neyse. Fotoğrafçıda çalıştığım zamanlarda her hafta kazandığım paradan 20 lirayı kenara ayırıyordum. O parayla daha güzel ziller alacaktım. Üç ayın sonunda 250 Lira biriktirebilmiştim. 160 lira açığım vardı. Dayımı arayıp utana sıkıla ondan istedim bu parayı. Sağ olsun ikinci defa söylememe bile gerek kalmadan geldi Kadıköy’e. Ben, arkadaşım ve dayım gidip almıştık bu Masterwork zilleri. O senenin yazında, o zamanlar en yakın arkadaşımla beraber kayıt işine girmiştik. Onların evlerinin yanındaki boş müstakil evin sahibinden anahtarı istedik. Oraya davulu kurup üç bilgisayar mikrofonu ile kayıt yapmıştık. Orada 15 gün bu zilleri kullanmıştım. İlk aldığım ziller olduğu için mi bilmiyorum böyle çok seviyordum onları. Sesleri de cidden çok güzeldi. Zilleri beraber aldığımız arkadaşla Taksim’de saçma sapan bir barda verdiğimiz konserde kullandım. Bunun dışında üniversitedeki ikinci senin sonunda davula susturucular aldığım zaman tekrar kullanmıştım bu zilleri. E tabii susturucularla ses falan almadan. Daha sonra bir iki defa Crash’ini stüdyoda kullandım bu setin. Tüm bunların dışında hiç kullanılmamıştı. Sonunda boşuna yatağımın yanında duracağın satmaya karar verdim malum artık elektro davulum var. Bir iki ay önce de Mersin’de genç bir davulcuya sattım zilleri. Çok olmasa da biraz hüzünlüydü işte. Derken Boğaziçi yarışmasında üçüncü olduk. Ödüllere baktığımda İstanbul Agop marka ziller vardı. Ama sadece crash gözüküyordu. En sonunda hediyem(iz) geldi Çağlar’a. Arayıp sorduğumda komple zil seti olduğunu söyledi. Çaktırmasam da çok sevindim bu habere de. Özellikle zil setinin Drum&Bass dergisinde gördüğüm hep imrendiğim Xist serisinden olması beni benden aldı. Zilleri Çağlar’dan aldığım gün garip bir mutluluk vardı içimde. Eşşek ölüsü gibi ağır olsalarda Taksim’den işe, oradan da eve getirmek hiç koymadı. Eve gelip çıkardım ve yatağın üzerine koydum hepsini.

Xist

Sonra düşündüm. Hayatıma baktım. Kaybettiğimi düşündüğüm birçok şey ziyadesiyle geri geliyor hayatıma. Bu zilleri de bunun sembolü olarak görüyorum. Bu yüzden, “kafamda sutyenle davul çaldığım günden hatıra”nın dışında bir başka anlam daha yükledim onlara. Birkaç yazı önce demiştim ya “RYO’lardaki bir Büyücü karakteriyim ama Hayat: 100 Mana: 0” diye; şimdi bakıyorum da Mana’m 75’e kadar çıkmış. Önümdeki Almanya macerasından sonra da 100 olacak diye düşünüyorum. Hatta bakarsınız kalıcı Mana artışı yaşayıp daha fazlasıyla bile dönebilirim.

Comments (0)