Son Zamanlarda

Posted by Zımbılik | Posted in , | Posted on 03:36

Gene uzun bir süre oldu bu sanal kâğıdı karalamayalı. Uzun süredir yazayım deyip de yan galip yatmama kurban gidiyor mekânım.

Neler mi oluyor bende? Pek bir şey olduğu söylenemez. Ya da oluyor da ben hak ettikleri değeri veremiyorum. Bilmiyorum. Buraya bakanlar görmüşlerdir gene bir ismi değişikliğine gittim. Amerikan Yazar Henry David Thoreau’nun 1854’te yazdığı Walden eserinin ilk cümlesinde geçer bu söz.

I went to the woods because I wished to live deliberately, to front only the essential facts of life, and see if I could not learn what it had to teach, and not, when I came to die, discover that I had not lived.” (Ormana gittim çünkü farkında yaşamak istiyordum…)

Üniversitenin ilk yıllarında ilk okuduğumdan beri aklımdan hiç çıkmamıştır bu cümle. Benim gibi insanın doğaya hükmetmeye çalışmak yerine onunla bir uyum içerisinde yaşaması gerektiğini düşünen biri için Amerikan Romanticism yazarları hep ilgi çekici olmuştu.

Buranın isim değişikliği gibi bende de değişiklikler var artık. Son zamanlarda çok sık bir “sende bir gariplik var, bir değişiksin!” cümlesi ile karşılaşıyorum. Aslında değişmedim. Ya da değiştim. Değişiyorum. Hayatımda öyle canımı sıkan pek bir şey yok. Aksine gayet de mutluyum. Garip grubumla konserler vermeye falan başladık. Bu hafta sonu ilk konser yolculuğumuzu yapacağız hatta. Eskişehir’e. Çalıştığım yerden memnunum şirket sahibine kıl olsam da. Öğrencilerimden memnunum. Önümde farklı iş teklifleri ve seçenekleri olsa da şu anki kaypak, rahat çalışma şartlarım onları düşünmemi engelliyor. Yazın daha rahat karar vereceğim sanırım. KPSS çalışıyorum az çok. Ama diğer KPSS’ye hazırlananları görünce çalıştıklarımın çoğunun sınav için yeterli olmayacağını görüyorum. Ama yine de memnumum bu çalışmamdan. Devlette öğretmen olmasam da aldığım yan sanayi formasyonda öğrenemedim birçok şeyi öğrendim gelişim, öğretim konularına dair. Sanırım benim için asıl önemli olan yazın başvuracağım yüksek lisanslar. KPSS yerine onlara hazırlansam daha iyi olacak sanırım. Her neyse.

Ne diyorduk? Değişiyorum. Değişime de ayak uyduruyorum. Kendi çapımda yaşıyorum. Hani yaşadığım şeyleri yazayım diyorum ama ne yazacağımı bulamıyorum. Diyorum ya hak ettikleri değeri veremiyorum belki de. Ama merak etmeyin, ben o yaşadıklarım sırasında kıymetlerini biliyorum. Biraz fazla anı yaşıyorum galiba. Ama alın size bir dedikodu vereyim. Uzun zaman sonra bir kızdan çok hoşlandım. Ama bedevilik ya, kızın bir ay sonra Türkiye’den gitmesi gerektiği ve dön(e)meme olasılığı olduğunu öğrendim. Okulu ile ilgili problemleri aşabilirse gittikten bir hafta sonra geri dönecekmiş. Bir garip ihtimaller denizinde yüzüyorum.

Bu aralar çok fazla evde oturduğumu fark ettim. Evden çıktığımda da rahatladığımı, hele ki güzel bir hava var ise. Havalar da hazır düzelmişken biraz gezmeye mi başlasam ben ne yapsam.

18 Haziran Iron Maiden konserinden sonra saçlarımı emekliye ayırmaya karar verdim. Zaten son bir yıldır eski sağlığı kalmamıştı. Çok merak ediyorum kısa saçlı halimi. Hatırlayamıyorum çünkü nasıldım diye. Bunalıma falan girmem inşkristo. Saçımı da kendim kesmeyi planlıyorum ama bakalım. En azından ilk makası ben vuracağım. Aslında şöyle yakın arkadaşları toplayıp ayin şeklinde kessem güzel olur hani. Neyse… Şimdilik bu kadar. Bir ara alkollü halimle, her zamanki varoluşçu sorularımla, gene garip yazılar yazarım buraya. O zamana kadar, iyi bakın kendinize. Zımbılik…out.

Comments (0)