Ask directions where to go
Posted by Zımbılik | Posted in Know Thyself | Posted on 00:48
*Fiyuuu fiyuuuu*
Islık çalıyorum. İki şarkı var dilimde. İkisi de birbirinden ıslıklı. Biri bu,
Biri bu.
Don't Worry, I'm Yours [Remastered] (Jason Mraz vs. Bobby McFerrin vs. Israel Kamakawiwo'ole) by DJ Dain
Birinde hayata güzel tarafından bakmaya çalışıyorum, birinde endişelenmemeye ve mutlu olmaya. İkisinde de şapşalca gülümsüyorum. Niye mi?
Birincisi, Iron Maiden’ı canlı izledim. Arada Alice Cooper’ı da kaynattım. Şöyle bir bakıyorum da artık “ah şunu da izlesem ölmeden önce”dediğim bir grup kalmadı. Deep Purple diyebilirim belki. Ama hani onları izlemeden de ölebilirim diyorum.
Garip bir havalar içerisindeyim. Yarın büyük gün. Tüm hayatımın çizgisini belirleyecek bir gün. Yüksek lisans mülakatı var. Uzun süredir aklım zaten çok karışıktı. Yarın çözümlenecek. Neden mi karışık? Özet geçeyim. 25 yaşındayım. Henüz düzenli bir gelirim yok diyebilirim. Yapmak istediğim meslek belli, ama yapıp yapamayacağımı öğrenmek bile yüksek risk barındırıyor. Şöyle ki; Üniversitelerde eğitimci olmak için elbet yüksek lisans ve doktorayı tamamlamam gerekiyor. Bunları tamamladıktan sonrasında ise devlet babamızın kadro açıp beni almasını beklemeliyim. Ya da özel bir üniversitede çalışabilirim. Ama şunu unutmamalıyım ki, şu an yirmi beş yaşındayım. Bütün bunları tamamladığımda otuz yaşına merdiveni dayamış, askerliğini henüz tamamlamamış biri olacağım. Ülkem koşulları düşünüldüğünde eğitimimi tamamlandığımda iş bulamama olasılığım ortadan hallice. 30 yaşına gelmiş, askerliğini tamamlamamış bir adamı da kim işe alır siz söyleyin. Devlette öğretmenlik yapmak için KPSS’ye hazırlanayım dedim, ama onu da yüzüme gözüme bulaştırdım. Üstüne bir de danıştayın formasyonlarımızı iptal etmesi ile daha bir güzel oldu her şey.
Elimde iki seçenek var, ya kumar oynayıp hayallerinin peşinden koşan adam olacağım, ya da hayallerinin peşinden koşmayı erteleyip, belki de vazgeçip farklı bir yön çizeceğim hayatıma. Bunların hepsi yarın belli olacak. Bir haftadır uzun uzun düşünüyorum. Her an yüksek lisanstan da vazgeçebilirim. Ama yarın zaten belli olacak. O zaman gerçek kumar vakti gelecek işte. You roll the dice, you pay the price…
Yarın bir çizgi çizeceğim hayatıma, bakalım ne yöne gidecek bu çizgi. Şarkıda dediği gibi, Time grabs you by the hand, ask directions where to go...
*Fiyuuu fiyuuuu*

Comments (0)
Yorum Gönder