Son Zamanlarda 2

Posted by Zımbılik | Posted in , | Posted on 01:37

Özet geçeyim mi piçler? Geçmeyeceğim. Oturun okuyun.

Evet, son zamanlarda hayatımdan kesitler sunayım sizlere.

Kardeşim gibi çok sevdiğim Sevinç evlendi geçen hafta Pazar günü. Ve nedense ben çok mutluydum düğün boyunca ve düğünü takip eden günlerde. Ailemden insanlar evlendiğinde, düğün sonrası olan o şapşal huzur vardı içimde. Son yıllarda çok görüşemesek de 6 yılın sonunda kardeşim olarak kabul etmişim onu şimdi fark ettim. Eminim o da aynı düşünceler içerisindedir. Düğünde de bu mutluluğum durmadan oynayışıma yansıdı zaten. Tüm aksiliklere, görüşememelere rağmen dostluğun kaldığı yerden devam etmesi değil mi zaten dostluğu gerçek yapan? Değil mi Deniz? Değil mi Aslı?

Geçen yazıda daha çok dışarı çıkmam gerektiğini yazmıştım ama bu zaman zarfında dışarı çıktım denilemez. Alev’in doğum günü için karaoke bar sefamızı saymazsam tabii. Hakikaten ya ne eğlendik o gün. O videolar internete bir düşse var ya ne güleriz. Bir ara Kungfu ve Flamenko’yu karıştıran bir dans yaptık diyeyim siz anlayın. Arkadaşlarımı cidden seviyorum ben ya. Şanslıyım da hepsine sahip olduğum için.

Onun dışında işimle ilgili garip gelişmeler oluyor. İki buçuk aydır haftanın dört günü ders işlediğim sınıfımı bu Salı bitirdim. Çok eğlenceli, kafa dengi bir sınıf olduğu için de kendilerini özleyeceğim gibi geliyor. Son gün de zaten ders yapmak yerine bastım imzayı “yürüyün kutlamaya gidiyoruz” dedim. Arka taraftaki mini barlar sokağına oturduk, geç vakte kadar hem içtik hem muhabbet ettik. Şu an çalıştığım yerden de çalışma koşullarımdan da çok memnunum aslında. Her ne kadar sahibine kıl olsam da, mekân olarak güzel bir yer. Ama son iki aydır ödeme aksatması yaptıkları için bırakmayı düşünebilirim. Tüm yazı İstanbul’da geçireceğim kesinleşti gibi bir şey de oldu. Bir akrabamız etüd merkezi devraldı. İngilizceye de beni çağırdı. Hatır için tamam dedim ben de. Elbette ekonomik getirisi de olacak bu işin. Gene az çalışacağım. Günde bir saat mesela. Belki artar da. Ben gene üç beş yarı zamanlı işten tam zamanlı iş çıkaracağım gibi.

İş mevzusu biraz daha karışık aslında. İstanbul üniversitesi’ne kendi bölümüme yüksek lisans başvurusunda bulundum. Bu ayın sonunda ya da Temmuz başında belli olacak. Ben de hayatımı buna göre şekillendireceğim. İÜ dışında bir de Ege Üni’ye başvurma şansım var. Ama iş durumundan Ege imkânsız gözüküyor. 26 yaşına geldikten sonra hala aileden aylık para istemek kabul edebileceğim bir şey değil. Buradaki özel üniversiteler de not ortalamasına bakmakla beraber %100 burs vermedikleri için saf dışı kaldılar. Zaten devlete ödemem gereken 10K Türk lirası borç var yakında ödemeleri başlayacak olan. Bir de 8K’ya yakın parayı yüksek lisansa veremem. Eğer yüksek lisansa kabul edilmezsem hayalimi erteleyip, iyi geliri olan bir iş bulmam gerekiyor. Bu da askerliğime bakıyor. O nedenle önümüzdeki Eylül’den sonra asker yolcusu olabilirim. Iron Maiden sonrası saçları da keseceğimden pek yabancılık da çekmeyebilirim.

Tüm bunların dışında Ananemin ameliyat olması gerektiği çıktı bugün ortaya. Diz eklemine platin takılması gerekiyormuş. Zaten ayağının ağrısıyla uğraşıyordu bir haftadır. Bugün ameliyat olması gerektiği kesinleşti. Hastanede doktor ağrının yerini tespit etmek için parmağıyla sertçe bastırdığında çok canı acıdı. Ananemi ilk defa bu kadar acı çekerken görmüştüm. Cidden çok moralim bozuldu. İnsanın çok sevdiği birini acı çekerken görmesi zor bir şey. Ama kendisinin maşallahı var yine eve gelene kadar, eve gelince konuşa konuşa güle güle moralimizi yerine getirdi.

KPSS mi? Yalan oldu diyebilirim. Hem çalışmayı bıraktım gibi bir durum var hem de sağ olsun Mehmet’le her konuştuğumuzda beni soğutmayı başarıyor. Gireceğim yine de. Sallarız tutar falan.

Son olarak geceleri davul çalabileceğim bir ev istiyorum. Çok mu şey istiyorum?

Comments (2)

Kungfu ve Flamenko? Sende hasta olduğum bir neşeli taraf var ^_^ Romanlar gibi her ortamda eğlence yayıyorsun etrafına.

Ve kesinlikle katılıyorum, dostluk mekan ve zamanda sıkışıp kalmaz. Aynı mekanda olmasak da, uzun zamandır görüşmesek de devam eder tüm gücüyle.

Anneannene geçmiş olsun. Saçının kısa halini ise merak ediyorum şimdiden ^_^

Sağolasın Aslıcan. Ama artık bu halimi en samimi olduğum kişilerin yanında ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Elimden geldiğince tabii. Çünkü iyi olduğunu düşündüğüm bu halimi en çok hak edenler de elbet onlar.
Dostluk konusu biraz garip be Aslıcan. Herkes için geçerli olmuyor mesela. Bakıyorum, uzun süredir görüşmediğim bir arkadaşıma. Çok değişmiş. öyle ki benim tanıyamadığım insan olmuş. Nasıl devam etsin ki? Ben değişmiyorum demiyorum. değişiyorum elbette. Ama o eski arkadaşı gördüğümde bakıyorum ki o kaldığı yerden devam edemiyor. sonrasında da "aa naber ya, çok özledim, bir ara görüşelim" modeli arkadaşlığa dönüşüyor.
Tekrar sağolasın. Saç olayını ben de merak ediyorum valla =)