Yazık
Posted by Zımbılik | Posted in Know Thyself, Çoban Fikir Salatası | Posted on 00:35
Sonunda kendime bir yol çizme vakti geldi. Başlangıcı da yaptım bugün. 1 ay boyunca bizi boşu boşuna bekleten okulum bugün açıkladı nihayet y.lisans başvuru sonuçlarını. Kabul edilmemişim. Ümitliydim alınacağıma dair. Mülakatım çok güzel geçmişti. Hem içeride en çok kalan kişi bendim hem de herkesten hazırlıklı gitmiştim. Yaptığım çalışma bizim dinozorlarımıza çok yeni, eğreti ve boş geldiği için dünyada yapılan çalışmalardan bir iki örnek getirmiştim. Hatta Cenk Hoca’ya Facebooktan attığım mesajda da şöyle bir ibare geçmişti “bu arada en uzun seni tuttular içeride hatırlarsan. ama belli olmaz bu işler”
Aslında bu mülakattan bir hafta sonra Miray isminde bir öğrenci gidip Aşkın ismili okutmana sormuş sonuçları. O da içinde benim de ismimin bulunduğu beş kişilik bir kadro saymış. Biraz zaman geçtikten sonra bir diğer dedikodu çalındı kulağıma onda da bir önceki beş kişilik kadrodan beni çıkarıp yerime Özden Hoca’nın yeğeninin alındığıydı.
Sitemkarım biraz. Derslerde olsun, kendine çizdiği dünya görüşüyle olsun torpil yapacağını beklemediğim bir insandı Özden Hoca. Ama sanırım herkes fırsatını bulduğu anda eleştirdiği kişilere dönüşüyor. Kural yine bozulmuyor. Ha evet, bu kişi Özden Hoca’nın yeğeni olsa bile bu bölüme girmeyi benden daha çok hak ediyorsa, hiçbir itirazım olmaz. Ama sadece Özden’i yeğeni olduğu için girdiyse yazıklar olsun.
Daha önceleri de yazmıştım aslında akademinin de her yer gibi nasıl pislik bir yer olduğunu sanırım. Bu sene onayladım diyebilirim. Akademi kıç yalama ve ego savaşlarının yapıldı bir alan. Ego savaşlarını artık ölmek üzere olan prof.umuz ve onun hükümranlığını incelediğimde rahatça görebiliyordum. Kıç yalama ise Cenk Hoca tarafından şu sözlerle onaylandı. “ama belli olmaz bu işler - olmadı bunun önümüzdeki senesi de var dedim hep soranlara ama işin trick'i bölümden/hocalardan uzak kalmamak (hoca derken kendimi kastemiyorum). gözden ırak gönülden ırak misali...” , “özden hn.'ın kıçından ayrılmayacaksın... hem hertürlü tavsiye hem okuma listesi vs. akademik guidance için birebirdir kendisi.”
Yani ben bu bölüme girebilmek için sadece kıç yalayacağım. Akademik kariyer istiyorsam kıç yalayacağım. Maalesef bunu da ben yapamam. Özden Hocayla aram hep iyiydi okul boyunca mesela. Ama ben hiçbirini kıçını yalayayım beni y.lisansa alsın diye yapmadım. Sadece onu sevdiğimden yapıyordum. Hatta ilk başlarda İstanbul üniversitesi’ne başvurma planım bile yoktu. Ha sonuç gene İstanbul üniversitesinin yokluğu oldu orası ayrı.
Kapitalist dünyada idealistlik cebindeki paranın miktarı ile doğru orantılıdır.
Diye bir laf duymuştum bir arkadaşımdan. Ben de artık yönümü kapitalist düzenin yakıtı das kapital’e yöneltiyorum. Sema Hoca 30 yaşından sonra okula başlayıp akademiye girebildiyse, ben neden yapamayayım. Tekrar deneyeceğim şansımı. Ama bu sefer cebimde idealizmime yetecek yakıt olacak. En azından umudum bu yönde. Haydi bakalım yeni hayat, başla.

Comments (0)
Yorum Gönder